Skip to content Skip to main navigation Skip to footer

Genel

İmamların İşi Siyaset Değildir!

Değerli Rumeli Camiamız;

Düzce şehrimizin, Akçakoca ilçesinde müftülük görevini bir zamanlar icra eden “Şaban Soytekinoğlu” isimli bir şahsın,  Selanik göçmenlerini başta hedef alan, “Yüzde 90’ı Selanik göçmeni ve Sabetayist. Ne demek Sabetayist? Müslümanlığa girmiş gözüken Yahudiler. Aslında Müslüman değil” ibaresiyle verdiği vaaz herkesin olduğu gibi bizlerin de dikkatinden kaçmamıştır.

İlgili şahıs, devamında vaazını Gezi olaylarına bağlamış ve pervasızca konuşmalarına devam etmiştir.

İlahiyat fakülteleri içerisinde “Balkan Tarihi” gibi derslerin bulunmadığını hepimiz biliyoruz. Diğer yandan, imamların tüm müfredatları bulunan liyakata dayalı konular hakkında bilgisinin olmadığını da iyi biliyoruz. Fakat ne var ki, bazı imamlarımız aynı Osmanlı dönemi Şehyülİslamları gibi kendisini üst düzey bilgili ve yetkili zannetmekte ve buna istinaden de rahat bir şekilde hiç bir akademik ve bilimsel kaynağa dayanmadan açıklamalar yapmaktadır. Atladıkları en önemli konu ise, Osmanlı dönemindeki “dürüst” şeyhülislamlar, kendilerine bağlı oldukları tekke, camiler ve medreseler gibi kurumları üzerinden devamlı bilgi akışını sağlayabildikleri için doğal olarak söyledikleri önem arz etmekteydi.

Bugün ülkemizde böyle bir sistem yok, bu gibi şahısların kurduğu cümleler de palavradan öte olmamaktadır.

Biz bu şahsa küçük bir Balkan tarihi dersi vermek isteriz;

Dünyada her ülke büyük coşku ve sevinç ile kurulur. Fakat Balkan ülkelerinin kurulmasında her daim, acı ve göz yaşı olmuştur. Hatta bu acı ve gözyaşı o kadar ileri seviyeye gittiği durumlar olmuştur ki, örneğin Arnavutluk ülkesi kendi devletini tekrar kurarken Türk Dünyası ile tekrar birleşecekleri günü bekleyeceklerini dile getirip dualar ederek bağımsızlığını ilan etmiştir.

Başlıkta da belirttiğimiz gibi, “İmamların İşi Siyaset Değildir!”.. E tabi siyaset yapmak isterlerse de saygımız sonsuzdur. Fakat Balkan coğrafyasından gelenleri “kötü” ilan edebilecek kadar ileriye gitmekte büyük bir cehaletin eseridir.

Kendisini bundan sonrası Balkan Coğrafyası ile alakalı geliştirmesi için teşvik ediyor, ilgili şahıs hakkında “tedbiren” doğru kararı veren Din İşleri Yüksek Kurulu’nu saygı ile selamlıyoruz. Konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Saygılarımızla;

Srebrenitsa’nın 25. Yılı…

Srebrenitsa’nın üzerinden 25 yıl geçti…

25 yıllık koca bir hiç…

O gün ki barışı sağlayan tamamen formalite icabı kağıt üzerinden yapılmış olan Dayton anlaşması da sona erdi. Belirsizliğin had safhada olduğu bir dönemdeyiz. Bosna’da içeriden sular ufak ufak ısınsa da hiç kimse savaş istemiyor. Artık Sırplar da, Hırvatlar da savaşın bir çare olmayacağını, Sırbistan’ın 25 yıldır yaşadığı diplomatik kayıplarla çok iyi öğrendiler.

25 Yıla bakarak söylemeliyiz ki, bu savaşın tek kaybedeni Boşnaklar olmadı.. Sırplar önce itibarını toplamak için diplomasi üretmeye çalışsa da, yapılan küstahlıklar gün gibi ortada olduğundan ürettikleri diplomasi hiç bir işe yaramadı ve elindeki imkanlardan da mahrum kaldılar.

Şimdi ne olacak bilmiyoruz fakat ortada bir savaş olmayacaksa ki, sonuna kadar savaşı desteklemiyoruz. Artık belirli şartların da sağlanması gerekiyor.

Fakat öncelikle Boşnakların dünyada ne kadar çok sevildiğini kendi içlerinde fark etmesi gerekiyor. bizler Bosna Hersek’te ve ülkenin her yerinde Bosna Hersek bayrağının dalgalanacağı günleri de hasretle bekliyoruz.

25 yıl önce soykırımı yapan askerlerin hayatlarının komple dağıldığını biliyor muydunuz? O günden bugüne ne evlenebildiler, ne aile kurabildiler, ne de bir mülke sahip olabildiler.

25 yıl her açıdan ve her taraftan müthiş zararlar verdiği bir gerçek ve sonuç olarak zihinlerde bütün acılar taptaze duruyor.

Her ne olursa olsun, biz bu soykırımı unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!

 

 

Yerli Üretime Destek Hakkında Basın Duyurusu

Değerli Rumeli Camiası;

Gün içerisinde Ticaret Bakanımız Sn. Ruhsar Pekcan hanımefendi tarafından açıklanan Yerli Üretime Destek hakkında açıklama ile ilgili bir basın duyurusunda bulunma gereği duyduk.

Bizler göç eden ailelerin torunları olarak ve Rumeli kavramının Anadolu’dan göçtüğünün gerçeğini bilen bireyler olarak, Millilik Bilinci, Bayrak Bilinci ve Vatan Bilincine haiz bir toplumuz.

Bir ülkenin ekonomisi öncelikle kendi içerisinde üretimin artması ve ithalatın azalması ile öncelikle mikro seviyede ve arkasından makro seviyede iktisadının düzelmesiyle mümkündür.

Bir ürünün değeri, onun kalitesinin artmasıyla mümkün olacaktır, bir ürünün kalitesinin artması daha fazla AR-GE ve teknolojik anlamda yatırımlar ile mümkündür. Diğer bir yandan bilimsel gerçeklere dayanan araştırmalarla, akademisyenlerin önemsenmesiyle ve ‘işin erbabı’ diyebileceğimiz kişilerin danışmanlığıyla hareket edilmesine ve markalaşma ile birlikte PR ve CRM’e bağlı olarak devam etmektedir.

Önemle hatırlatmak isteriz ki, Almanya ve Avrupa Birliğinin bugün ki ekonomi çizgisi o ülkelerde yaşayan vatandaşların millilik bilinci ile kendi ülkelerinde üretilen ürünleri satın almaya başlaması ve yerli üretime destek olmasıyla değişmiştir. Hatta bu tutum o ülkelerin de devasa büyüklükte ekonomik krizleri teğet geçmelerini sağlamıştır. Bu konuda yakın tarihte Almanya’nın yerli ürünlerine verdiği katkı örnek alınacak türdendir.

Bizler Rumelifed olarak, TV, radyo, gazete, sosyal medya mecralarında yayınlanan yabancı ürün reklamlarına aldırış edilmemesini, yerli üretim logosu bulunan ürünlerin satın alınmasını, Türk ekonomisine doğrudan katkı sağlanmasını önemle ve hususiyetle Rumeli camiamızdan ve ulaşabildiğimiz herkesten talep ederiz.

İçerisinde bulunduğumuz ve yaşatılmak istenen ekonomik yıpratma sürecinin tamamını birer suni dalga olduğunu düşünmekteyiz.

Aslında ilköğretim düzeyinde öğrencilere de öğretildiği gibi ‘Yerli malı, yurdun malı’ kavramını aklımızdan çıkarmamak ülke ekonomimize yapacağımız en büyük katkı olacaktır.

Saygılarımızla;

Tüm Rumeli Dernekleri Federasyonu

Rumelifed Geleneksel Bayramlaşmamız

Tüm Rumelifed Dernekleri Federasyonu olarak, bayramlaşmamız 22 Ağustos 2018 günü Saat 16:00 – 17:00 arasında olacaktır. Tüm hemşehrilerimizi bayramlaşmamıza bekliyoruz.

Başsağlığı..

Tüm Rumeli Dernekleri Federasyonu Ailesi olarak, Tekirdağ’da yaşanılan olayı büyük bir üzüntüyle öğrendik.

Tren kazasında ölen vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz.

Rumelifed